Bir ürünün ilk görseli, onun vesikalığı gibidir. Formunu, rengini ve oranlarını görürsünüz. Ancak tek başına bir ürün fotoğrafı, o tasarımın gerçek bir mekânın parçası olduğunda neye dönüşeceğini tam olarak anlatamaz.
Çünkü mobilya yalnızca kendi formuyla var olmaz. İçine yerleştiği mimariyle, çevresindeki renklerle, günün farklı saatlerinde üzerine düşen ışıkla ve onu kullanan insanların alışkanlıklarıyla yeni bir ilişki kurar.
Bir mobilyanın formu atölyede tamamlanır. Karakteri ise yaşayacağı mekânda ortaya çıkar.
Eventmag House: Ayrı Tasarımlardan Ortak Bir Mekân Diline
İstanbul Beyoğlu’ndaki Lugal İş Hanı içerisinde yer alan Eventmag House için CORE DJ, ORB lambader ve özel ölçü ile özel renkte ürettiğimiz BLOOM orta sehpayı bir araya getirdik.
Üçü de birbirinden farklı işleve ve karaktere sahip tasarımlardı. CORE DJ mekânın müzikle kurduğu ilişkinin merkezinde yer alırken, ORB heykelsi formuyla ışığı mekânın bir parçasına dönüştürdü. BLOOM ise Eventmag House’un ihtiyaçlarına göre yeniden ölçülendirilip renklendirildi.
Böylece üç ayrı ürün, yan yana duran mobilyalar olmaktan çıkarak aynı mekân dilinin birbirini tamamlayan parçalarına dönüştü.


ZAG: Bursa Balat’ta Kahve Molalarının Arasında
ZAG lambader, Bursa Balat’taki RAFF Kahve Dükkânı’nda kendine yer buldu.
Bir kahve dükkânı yalnızca kahve içilen bir yer değildir. İnsanların buluştuğu, çalıştığı, beklediği ve günün temposuna kısa bir ara verdiği yaşayan bir alandır. ZAG da burada yalnızca ortamı aydınlatan bir lambader olarak kalmadı.
Geometrik formu ve rengiyle RAFF’ın günlük hareketine karıştı; kahve molalarının, sohbetlerin ve mekânın kendine özgü atmosferinin bir parçası oldu.

MONDO: Adana’daki Özel Bir Villada Güçlü Bir Karakter
MONDO özel tasarım gardırop, Adana’daki özel bir villaya yerleşti.
Gardırop çoğu zaman yalnızca saklama işlevi üzerinden değerlendirilir ve mekân içerisinde mümkün olduğunca görünmez olması beklenir. MONDO ise tam tersine, depolama işlevini güçlü geometrisi ve renk bloklarıyla görünür hâle getirir.
Bu villada MONDO, yalnızca kıyafetlerin saklandığı bir mobilya olmadı. Bulunduğu odanın mimarisiyle ilişki kurarak mekânın güçlü karakter parçalarından birine dönüştü.

CELLAR: Çeşme Dalyan’da Akşam Ritüeline Eşlik Eden Tasarım
CELLAR özel tasarım şarap ve servis dolabımız, İzmir Çeşme Dalyan’daki sıcak ve samimi bir evde yaşamaya başladı.
Şarap şişelerini, kadehleri ve servis parçalarını tek bir düzen içerisinde bir araya getiren CELLAR, bu evde yalnızca bir depolama mobilyası olarak kullanılmıyor. Günün yavaşladığı, sofranın hazırlandığı ve insanların bir araya geldiği akşamların doğal bir parçasına dönüşüyor.
Kapakları açıldığında başlayan küçük bir servis ritüeli, CELLAR’ı evin günlük yaşamına dâhil ediyor.

BURROW: Cihangir’de Tarihi Bir Evin En Kişisel Alanında
Dost paylaşımlı karyolamız BURROW, İstanbul Beyoğlu Cihangir’deki tarihi bir evin en kişisel alanında kendine yer buldu.
BURROW’u tasarlarken insanlarla evcil dostlarının aynı yaşam alanını daha doğal biçimde paylaşabilmesini amaçladık. Bu nedenle onu yalnızca uyumak için kullanılan bir karyola olarak değil, birlikte yaşama fikrini taşıyan bir mobilya olarak ele aldık.
Cihangir’deki bu evde BURROW, tarihi mimarinin içerisinde çağdaş ve renkli bir karakter oluştururken ev sahibiyle dostunun paylaştığı günlük hayatın da parçası oldu.

Teslim Edilen Ürünler Değil, Yaşamaya Başlayan Tasarımlar
Bu karelere baktığımızda yalnızca teslim ettiğimiz bazı ürünleri görmüyoruz.
Tasarımlarımızın farklı şehirlere, farklı mimarilere, farklı alışkanlıklara ve farklı hayatlara karıştığını görüyoruz. Aynı tasarım dili; bir iş hanında, kahve dükkânında, özel villada, sahil evinde veya tarihi bir Cihangir dairesinde bambaşka ilişkiler kurabiliyor.
Bizim için bir mobilyanın gerçek hikâyesi, atölyeden çıktığı anda sona ermiyor. Aksine, doğru mekânda yerini bulduğunda başlıyor.
Çünkü bir mobilyanın ürün fotoğrafı, onun nasıl göründüğünü anlatır.
Gerçek mekândaki fotoğrafı ise neye dönüştüğünü.